6h45.com

6h45.com
my website

6h45.blogspot.com

mardi 12 mars 2013

jeudi 5 juillet 2012

http://www.chalabiartgallery.com/pPages/pGallery.aspx?pgID=922&lang=TR&section=9&param1=3009
Chalabi Art Gallery

Series Messiah


LANDSCAPES OF ALLUSION AND REMEMBERANCE:
THE PHOTOGRAPHY OF DIDIER GAILLARD-HOHLWEG

There is a story, “The Madman” by Nietzsche, from his book “The Gay Science.” In it, a madman rushes into a market place, and cries out that he is seeking God. Accusing himself and the townspeople of killing God, he asks, “But how have we done this? How were we able to drink up the sea? Who gave us the sponge to wipe away the entire horizon? What did we do when we unchained this earth from sun? Whither is it moving now? Whither are we moving now? Are we not plunging continually? Backward, sideward, forward, in all directions? Is there any up or down left? Are we not straying as through an infinite nothing? Do we not feel the breath of empty space? Gods too decompose. And we have killed him. What was holiest and most powerful of all that the world has yet owned has bled to death under our knives. Who will wipe this blood off us? What water is there for us to clean ourselves? What festivals of atonement, what sacred games shall we have to invent. Is not the greatness of this deed too great for us?”

The photography of Didier Gaillard-Hohlweg invites us into these forbidden states of forgotten utopias. These are the utopias of war, power, dictatorship and destruction. Half-broken signage, torn images of children’s face on posters whose purpose is long forgotten, a clown painted on the entrance to a fair serve as reminders of a time and a space which has been forgotten, but the relics remain. Everyone has gone away. Murdered, dislocated, what are left behind are abandoned spaces of remembrance, in which layers of dust and decay serve as the testimony to our inability and our acquiescence. By desaturating light, Gaillard-Hohlweg creates spaces of transparent layers of meaning. Ethereal at times, they volley simultaneously between studies of the formal elements of art, line, form and composition, and the reality of placement. One sees both the beautiful design pattern of a fence, and at the same time whom it serves to exclude. Shafts of sunlight spilling through Romanesque-like archways, casting dramatic shadows of form against the surfaces never escape its geography, the Reichtsparteigelande in Nuremberg. Abandoned spaces of remembrance, undone by their own doing, upon which lays of the present have been laid upon it, epochs of time passing. These playgrounds of dictatorship, never transparent when active, become transparent through Gaillard-Hohlweg’s lens. He captures the ravages of not only war between peoples, but also the ultimate war between nature and edifices of power. Nature’s process is that of continual renewal, decay, renewal, and the cycle ruthlessly moves forward. Gaillard-Hohlweg’s capturing of the stillness of the image, in which nature will win, has won, reveals to us the abandoned man-made buildings, watch-posts, and planes, which have no possibility for renewal, only decay. Framed against nature, it reminds of us the end of the story of the madman, who, upon smashing his lantern to the ground proclaims that he “has come too early…this tremendous event is still wandering…not yet reached the ears of man. Lighting and thunder require time, the light of the stars requires time, deeds require time, even after they are done, before they can be seen and heard. This deed is still more distant from them than the most distant stars.” Gaillard-Hohlweg’s photographs show us this reality and remind us of the contradictions of the haunting landscape of our doing and misdeeds, and the beauty of what is yet to be done.

-Emily Phillips
March 2009
All rights reserved







Kaufman, Walter. The Portable Nietzsche. “The Gay Science” , Nietzsche. Penguin Books Ltd., 1982
Ibid

















Nietzsche’nin Şen Bilim kitabındaki “Deli” adındaki hikayede delinin biri pazar yerine dalar ve “Tanrı’yı arıyorum!” diye haykırır. Kendini ve kasaba halkını Tanrı’yı öldürmekle suçlayarak sorar: ” Bunu nasıl yapabildik? Denizi nasıl oldu da içip kurutabildik? Ufku silip atalım diye kim verdi elimize bezi? Dünyanın zincirini güneşten koparıp da ne yaptık? O şimdi nereye gidiyor? Biz nereye gidiyoruz? Devamlı batıp çıkıyor muyuz? Arkaya, yana, öne, her yöne? Aşağı veya yukarı diye bir şey kaldı mı? Sonsuz bir yoklukta sürüklenip durmuyor muyuz? Boşluğun nefesini duymuyor muyuz? Tanrılar da çürür. Ve O’nu biz öldürdük. Dünyanın şimdiye dek sahip olduğu en kutsal ve en güçlü şeyi bıçakladık ve ölümüne kanattık. Üstümüzdeki kanı kim silecek? Hangi su arındıracak bizi? Hangi kefaret törenlerini, hangi dini merasimleri icat edeceğiz. Yaptığımızın büyüklüğü bize biraz büyük değil mi?

Didier Gaillard-Hohlweg’in fotoğrafçılığı bizleri unutulmuş ütopyaların unutulmuş aşamalarına götürüyor. Bunlar, savaş, güç, diktatörlük ve yıkım ütopyaları. Yarısı kırılmış tabelalar, amacı çoktan unutulmuş afişlerde yırtık çocuk yüzleri, lunaparkın girişine boyanmış bir palyaço, unutulmuş bir zaman ve mekanın yadigarı. Herkes gitmiş. Öldürülmüş, yerinden edilmiş, geriye acizliğimizin ve kabullenişimizin şahidi toz katmanları ve molozla dolu, terk edilmiş mekanların hatırası kalmış. Gaillard-Hohlweg solgun ışıkta saydam anlam katmanlarından mekanlar yaratmakta. Kimi zaman uhrevi, bu mekanlar sanatın resmi unsurları olan çizgi, biçim ve kompozisyon çalışmaları yanında yerleştirmenin gerçekliği arasında akıp gitmekteler. Bir çitin güzel deseninin yanında aynı zamanda kimleri dışarıda bıraktığını görmek mümkün. Hafızalarının coğrafyasından kaçamayan yüzeylere suretinin çarpıcı gölgesini yansıtan güneş ışınları romavari revakların arasından akıp giderken Nürnberg’deki Reichsparteitag alanı. Hatıralarda kalmış terk edilmiş mekanlar, kendi elleri ile yok edilmiş, üzerlerini şimdiki zaman örtmüş, geçmekte olan devirler. Canlıyken hiç de şeffaf olmayan bu diktatorya oyun alanları Gaillard-Hohlweg’in merceğinden geçince saydamlaşıyor. Yakalayıp gösterdiği tahribat insanın insanla olanının yanında, doğa ile güçlü yapıların arasındaki savaşa ait. Doğanın sürekli yenilenme, çöküş, yenilenme şeklinde devam eden acımasız döngüsü. Gaillard-Hohlweg’in yakaladığı cansız imgeler -eskiyip çürümekten başka şansları olmayan terk edilmiş insan yapısı binalar, nöbet kuleleri, uçaklar- doğanın zaferini doğruluyor. Tabiatın karşısında eli kolu bağlanmışlar, bize deli adamın hikayesinin sonunu hatırlatıyorlar, elindeki feneri yere fırlattıktan sonra “aslında erken geldiğini” söyleyen deli diyor ki, “Hala devam etmekte insanların kulaklarına daha çalınmamış bu muazzam olay. Şimşek ve gök gürültüsü zaman ister, yıldızların parıltısı ve yapılmamış ameller de; olmuş olsalar bile, görülüp duyulana kadar zaman gerekir. Bu amel en uzak yıldızlardan bile daha uzak.” Gaillard-Hohlweg’in fotoğrafları bize gerçeği gösteriyor ve yaptıklarımızın ve yanlışlarımızın korkutucu manzarası ile daha yapılmamış olanın güzelliği arasındaki çelişkiyi hatırlatıyor.

Emily Phillips, Mart 2009
Her hakkı saklıdır.

Sanatçının Websitesi :
http://www.6h45.com
Çeviren : Zeynep İşgüder Hein

Dider Gaillard-Hohlweg, 1973 yılında Grenoble, Fransa’da doğdu. Fotoğrafçılık eğitiminden sonra 1994′de Paris’te moda asistan fotoğrafçılığı ve film seti rejisörü yardımcısı olarak çalışmaya başladı. Yaklaşık 10 yıl süren bu yoğun tecrübe süresinde, yapay ışık dünyası, flaş kullanımı ve organizasyonun katılığı hakkında bilgi edindi; moda fotoğrafçılığı, estetik, kişikliklerin portresi ve reklam dünyasına dair kendini geliştirdi. Vogue, Publicis, Dior, Isabelle Adjani, L’Oréal, agence HK müşterilerinden yalnızca birkaçı. Didier daha sonra projektörlerden uzak, kendi terimiyle ‘değerlerde mükemmeliyetin ve dengenin arayışına’ geçti. Bu anlayışka 2003′te önce Bosna’ya sonra da Sırbistan’a gitti. Bu, kişisel çalışmalarının başlangıcıydı.